|
EVE ENSLER
Eve Ensler’den kısaca bahsetmenin imkanı yok. Dünya üzerindeki birçok kadının idolü. O bir şarkıcı, aktrist ve oyun ve kitap yazarı. Yazdığı oyunlar ve kitaplar yok satıyor. O ise sanat kariyerine kadın haklarını savunmak ve kadına karşı şiddeti durdurmak için ikinci plana atabilecek kadar yürekli ve savaşçı bir kadın.
Benim bir V-day aktivisti olmamı ve kadın hakları için çalışmamı sağlayan Eve ile 17 – 20 Nisan tarihlerinde Brüksel'de bir araya geldik. Uzun ve yorucu bir maratonun ardından bize çok özel anlar kaldı.
AM : Bize biraz Vajina Monologları serüveninden bahseder misin ?
EE : Sivil Toplum örgütleriyle çalışıyordum. Neredeyse dünyanın yarısını gezdim. Özellikle de 3. Dünya ülkeleri, savaş ve çatışma içindeki ülkeleri.... Oralarda ki manzaralar korkunçtu. Özellikle de kadının durumu perişandı. Hem yokluk ve açlıkla mücadele edip, hem de şiddetin her türlüsüne maruz kalıyordu. Ben de gittiğim ülkelerde kadınlarla cinsellikleri ve yaşadıkalrı üzerine röportajlar yapmaya başladım. Daha sonra yaptığım röportajları çevremin de fikriyle kitaplaştırmaya karar verdim. Çünkü kadın olarak bazı şeylerin konuşulmazlığı resmen bir Tabuydu. Konuşursan kötü kadınsın. Sıkıntılarını ve sorunlarını paylaşmazsan iyi bir kadınsındır. Dünya üzerindeki birçok kadınla yaptığım röportajlarımı topladığım kitabım “ Vajina Monologları ” basıldığında ilgi uyandıracağını biliyordum ama böyle bir başarı ile karşılaşacağımı beklemiyordum.
AM : Peki V-Day’in doğuşu tamamen “ Vajina Monologları ” ile alakalı diyebilir miyiz?
EE : Kitabın 35 dilde çevirisi yapıldı. Dünyanın her yerinde tiyatrolarda sergilendi. Broadway Batıyakası tiyatrosu ve Londra’nın Batı bitişi Tiyatrolarında kapalı gişe oynadı. 2002 Olivier Ödüllerinde, en iyi tiyatro ödülünü kazandı. Bu da beni yeni fikirlere doğru itti. Ne yapmam gerektiğine o zaman karar verdim. Bir kadın koruma hareketi oluşturacak ve dünyadaki kadınların haklarını koruyacaktım.
“ Eve Ensler, Vagina Monologlarından kazandığı deneyim ile V-DAY organizasyonunu yarattı. Küresel bir hareket olan V-Day’in amacı kadın ve kızların maruz kaldığı şiddeti önlemek ve haklarını her platformda savunmaktı. ”
AM : Peki bu hareket sanatçı Eve Ensler’i nasıl etkiledi ?
EE : Eve Ensler kendini şiddeti durdurmaya ve dünyayı kadınlar için daha yaşanır bir hale getirmeye adadı. Ama santçı kişiliğinden ve işlerinden ödün vermedi. Hatta o kadar güzel bir harman yaptım ki sanatımı kadınlar için kullanmaya başladım. Bu da beni yaptığım işte daha başarılı olmamı sağladı. Kitabım için 200’den fazla kadınla görüştüm. Onların seks hayatları ile görüşlerini aldım. Başlarına gelenleri dinledim. O kadar inanılmaz hikayeler vardı ki insanlığımdan utandım.
AM : V-Day ‘in bugünkü durumundan biraz söz eder misin ?
EE : V-day bugün şiddet karşıtı organizasyonları destekleyen büyük bir küresel hareket oldu. Daha büyük bir mücadele için halkların ilgisini şiddeti durdurmak için ki bunların arasında seks köleliği, ensest ve genital problemler de bulunmakta çekme çabasındayız. Tek amacımız kadına karşı her türlü şiddeti durdurmak. Hareketimiz , 7 yıl içerisinde 25 milyon dolar para topladı ve Worth dergisi’nin en iyi 100 yardım kuruluşu içine girdi.
Aramıza katılan binlerce aktivist yerel ve uluslararası kampanyalar düzenlemekteler. V-Day ile alakalı birçok oyun sahnelemekte, eğitici film ve kitaplar dağıtılmakta ve seminerler düzenlemektedir.
“ Eve, sesini her yere duyurabilmek ve savaş bölgesindeki kadınlara destek olmak için Broadway Variety Sanat Tiyatrosunda, “ Bosna Mülteci Kampınında ” geçen Necessary Targets, ı Şubat 2002’de sahneledi. Ama bunun dışında Ensler’in diğer oyunları, Conviction, Lemonade, The Depot, Floating Rhoda and the Glue Man, ve Extraordinary Measures bulunmaktadır. ”
“ Tabi Eve hiç bir zaman boş duramadığı için yeni projeler hep peş peşe geldi yeni kitapları V-World ve I Am An Emotional Creature. Vagina Warriors, Bulfinch tarafından V-Day 2005 ‘e özel olarak basıldılar. The Vagina Monologues, The Good Body, ve Necessary Targets kitaplarının yayınevi ,Villard/Random House. ”
“ Eve’i dünya daha çok gönüllü kurucu olarak bilse de bunlara asıl sebep olan güçlü kalemi ve öngörüsüdür. Hikayelerine hayat vermekte çok başarılı olan Ensler, birçok oyun yazarlığı ödülü de kazandı. ”
AM : Hikayelere çok özel kişilikler kazandırıyorsun Peki hiç ödül kazandın mı ?
EE : Tabii, ve bu ödüllerin her bir doğru yolda ilerlediğimin bir kanıtlarıydı. Bana kalemimi hep böyle güçlü tutmam gerektiğini hatırlatıyorlardı. Ve asıl bir sanatçı olarak ödül kazanmak ise tam bir güven mekanizması. İnsan kendini çok iyi hissediyor.
Kısaca ödüllerden bahsetmem gerekirse de, Guggenheim Dostluk Ödülünü oyun yazarlığı dalında kazandım. Bu ne ilk ne de son ödülümdü. İleri zamanlarda sırayla, oyun yazarlığı dalında the Berrilla-Kerr Ödülünü, Solo performansı ile the Elliot Norton Ödülünü ve ABD komedi sanat festivalinde tiyatro alanında Jüri ödülü almaya hak kazandım. Obie-Ödülünü - The vajina monologalrının , yazarı olarak kazandım.
Sanat ödüllerimin yanında, lider bir sivil toplumcu olarak ta ödüller kazandım. 2002 Uluslararası Amnesty Medya Ödülünü liderliğim için verdiler. Ayrıca aynı yıl The Matrix ödülüne de hak kazandım. Bu demekti ki, Eve sen doğru bildiğin yoldan şaşma, bu işi gerçekten iyi yapıyorsun. Dünya kadınlarının V-Day’e ve desteğe çok ihtiyaçları var. Ve sen bunu onlara veriyorsun. Belki birebir değil ama yerel aktivistlerinle, çabalarınla, hareketinle, ödüllerinle diye düşündüm.
AM : Ben biliyorum ama Türk okurları için Eve Ensler şu anda neler yapıyor ?
EE : Evet şu anda bildiğin gibi PEN Amerikan Merkezi kadın kollarının başkanılığını yürütüyorum. Aynı zamanda 1998 yılından bu yana Bedford Hills’te kadınlar için çalışıyorum. Mayıs 2003’te , Eve, Middlebury Kolejinden Onursal Doktora ünvanımı aldım. Bir iki sene önce ise, Kadınlara adanmış, onların haklarını ve yaşadıklarını anlatan What I Want My Words To Do To You, belgeselinin yapımcılığını üstlendim. Belgesel’in dünya prömiyeri 2003 yılında Sundance Film Festivalinde gerçekleştirildi. Özgürlüğün açıklanması ödülünü kazandık. Gerçekten çok güzel ve etkileyici oldu...
AM : Daha dünyada hiç oynanmamış bir oyunun var. Good Body . İstersen ondan da konuşalım biraz.
EE: İyi olur. Oyunun konusu, gene kadınlar ama bu sefer alt yapıları, kültürel seviyeleri ve eğitimleri ne olursa olsun görünüşlerini değiştirmek isteyen, zinde ve güzel olmak, kabul edilmek yani Güzel olmak için uğraşan kadınların hikayesi. Güzellik kavramı ve neyin güzel olduğu ile ilgili. Botox ve estetik toplumunu hicveden bir eser. Komik yanları da olan ve gene birebir kişilerle yaptığım görüşmeler ve yazdığım hikayeler doğrultusunda kurgulanan bir oyun. Kadınları düşünmeye sevk edecek. Herkes kendinden birşeyler bulabilecek.
“ Vajina Monologları ” nda olduğu gibi “ The Good Body ” le Türkiye’den de ilgilenen çok kişi ve tiyatro oldu. Ama Dünya premier’ini de kısmetse Türkiye’de seninle birlikte yapacağız. Onun için de ayrıca heyecanlıyım.
AM : Peki klasik olarak Eve Ensler geleceğini nasıl görüyor ?
EE : Ben ilk bu hareketi oluştururken, tüm aktivistlerime bir söz verdim. 2005 yılı bitmeden Dünyada kadına uygulanan şiddeti bitireceğiz, dedim. Yıl 2005 ve yapılacak daha çok fazla iş var. Onun için çok sıkı çalışmalıyız. Özellikle savaş bölgesindeki kadınları koruyacağız, islam ülkelerinde çalışmalarımıza hız kazandıracağız. Zaten Brüksel’de de bunlara değindim. Yerel aktivistler daha çok çalışacaklar. Umarım şiddet konusuna kesin çözüm olacağız. Daha sonra da her alanda kadın hakları üzerine çalışmaya devam edeceğiz. Gelişen global dünyada, kadına hakettiği konumu kazandıracağız.
Yeni oyunu The Good Body Broadway ve San Francisco’da oynanmakta, ve workshop prodüksiyon olarak Seattle Repertory Tiyatrosunda sergileniyor. The Good Body ‘de diğer kitapları gibi Villard/Random House tarafından yayımlandı. En az Vajina Monologları kadar ilgi çeken oyun şu an sadece Amerika’da sergilenmekte. Avrupa prömiyeri ise Ekim ayı gibi Türkiye’de “ Güzel vücut ” ismiyle çığır sahne oyuncuları tarafından Ferdi Merter ve benim yönetimimde sergilenecek. Ve inşallah Eve Ensler’i ve daha birçok ünlü V-day aktivistini prömiyer için Türkiyeye getireceğiz.
|