|
İnternet Haberleri
|
Kelebek 27.04.2005 ‘Vajina Monologları’ için büyük buluşma
Dilek DALLIAĞ
Dünyada olduğu kadar Türkiye’de de büyük ses getiren tiyatro oyunu ‘Vajina Monologları’ için, dünyaca ünlü pek çok kadın Brüksel’de ‘V-day’ adı verilen günlerde bir araya geldi. ‘Vajina Monologları’nı Türkiye’de sahneye koyan Almula Merter, oyunun yazarı Eve Ensler tarafından seyircilere ‘Cesur yüreğimiz’ diye tanıtıldı.
Eve Ensler’in yazdığı, Türkiye’de Almula Merter’in sahneye koyduğu, Arzu Yanardağ, Berna Öztürk, Güner Özkul ve Müge Oruçkaptan’ın oynadığı ‘Vajina Monologları’nın dünya buluşması, 17-20 Nisan tarihleri arasında Brüksel’de yapıldı.
Dünyaca ünlü aktrislerin sahnede birlikte yer aldığı bu özel buluşmaya, Türkiye’den de Almula Merter katıldı.
Body Shop mağazalarının sahibi ve Kadın Hakları Temsilcisi Anita Roddick, Eurythmics’in eski solisti Annie Lennox ve Eve Ensler gibi ünlüler, ‘V-day’ adı verilen bu buluşma sırasında ünlü Flagey Tiyatrosu’nda kol kola sahneye çıktı. Herkesin gruplar halinde oynadığı oyunda, Annie Lennox ve Almula Merter, solo olarak rol aldı.
‘Vajinayı Yeniden Yorumlamak’ adlı bölümü sahneleyen Almula Merter, üç katlı tiyatro binasındaki izleyicilerin hepsine bölümünün sonunda tempo tutturtu ve herkes ‘vajina’ diye bağırdı.
Yapılan work-shop’lar ve toplantılarda ise, dünyada kadının yerinin nerede olduğu, cinsellik, kadına şiddet ve yasalar konuşuldu.
İslam ülkelerinde çalışmaya devam
Tiyatrocu Almula Merter, ‘Benim için inanılmaz günlerdi. Herkes ismim söylendiği anda beni tanıyordu. Barış elçisi olmak, Balkan ülkelerinde çalışmak ve zaten hedefim olan İslam ülkelerinde kadınla ilgili çalışmaları sürdürmemi istemeleri beni çok mutlu etti. Ayrıca yalnızca Annie ve benim oyunumu tek başıma oynamam da muhteşemdi. Çünkü oynadığım bölüm, oyunun en etkili yeri’ diye konuştu. |
|
|
İnternet Haberleri
|
TURKISH TIME SAYI 14 BAK ŞU KONUŞANA! TÜM DÜNYADA OLAY YARATAN ?VAJİNA MONOLOGLARI? ADLI OYUN, TÜRLÜ DİYALOGLAR HALİNDE SÜRÜYOR
Vajinanız konuşsaydı ne derdi? Amerika?da 200 kadın vajinaları hakkında konuşsa ne olurdu? Türkiye?de dört kadın sahneye çıkıp, vajinaları hakkında konuşan o 200 kadının kulaklarını çınlatsaydı nasıl bir tantana kopardı?
Tersten gidelim. Türkiye?de adı ?Vajina Monologları? olan bir oyun, hem de medyatik dört kadın tarafından sahnelendiğinde yer yerinden oynar, bu ?haber? gazetelerin magazin sayfalarının baştacı, popüler dergilerin ışıltılı kapak mevzusu olur, televizyonlarda ana haber bültenlerine kadar gezmediği yayın saati kalmazdı. Kadınlar oyunu merak ederdi; diğerlerinin ?oraları? hakkında söyledikleri kendilerini keşfetmeleri için önemliydi çünkü. Erkekler merak ederdi; farklı sözcüklerle de olsa, kadınlardan daha fazla adını andıkları ?oralar?, kadın bedeninin en favori coğrafyasıydı çünkü onlar için. Sonra birtakım kaymakamlar yetki sınırları dahilinde bu ayıp oyunu kamuoyu ile buluşturmamak için ellerinden geleni yapar, ilk başta ?vajina? sözcüğüne alerjisi olan seyirci bile meraklanır, bir kadın hareketine destek verir, karanlık gerici güçlerle savaşır gibi bilet kuyruklarına girerdi. İş büyürdü, gereğinden fazla büyürdü, ama işe de yarardı. Bunların hepsi oldu.
Amerika?da 200 kadın vajinaları hakkında konuşsa ne olurdu? Eve Ensler Amerikalı bir senarist; bir feminist. Her şey yaşlı bir kadınla vajinalar üzerine konuşmasıyla başlamış. Kadıncağızın cinsel organını tarif ederken seçtiği sözcükler, vajinasından öyle küçümseyerek bahsedişi Ensler?ı o kadar etkilemiş ki, başka kadınlarla vajinaları üzerine sohbet etmeye başlamış. Her biri birbirinden farklı öyküler çıkmış ortaya. ?Vajinanız ne giyerdi?, ?Konuşsaydı ne derdi? diye sormuş, 75 yaşına gelip de hayatında vajinasına bakmamış kadınlarla, yeni regl olmuş genç kızlarla, Bosnalı mülteci kadınlarla, aşık kadınlarla, öfkeli kadınlarla, evlilerle, evsizlerle, erkekleri seven kadınlarla, kadınları seven kadınlarla, tam 200 kadınla konuşmuş. ?Vajina Monologları? kitabı kimisi harfi değişmeden konan, kimisi yazar tarafından tekrar yazılan bu söyleşilerden oluşmuş. Kitap olay yaratmış, ama olayın büyüğü Eve Ensler?in bu monologları sahnelemeye kalkışmasıyla patlak vermiş. Önce tüm içtenlikleriyle bedenlerinin değil, ruhlarının en mahrem yerlerini açan bu kadınları oynamak isteyecek cesarette oyuncu bulamamış kendine. 1998 yılında iş başa düşmüş, tek başına sahneye çıkıp bu monologları okumaya başlamış. Adı ?özgürlükler ülkesi?, ama Amerika?da da az yobaz yok. Örneğin Teksas?ta (Amerika?da bireysel silahlanma oranı en yüksek eyaletlerinden biri, ayrıca Bush sülalesi de buradan başımıza bela oldu) büyük tepki almış.
34 ülkede oynanıyor
Bugün ?Vajina Monologları? Türkiye?nin de aralarında bulunduğu 34 ülkede oynanıyor. Eve Ensler ise kendisinin ?Benim eserim değil? dediği bu kitap sayesinde, kısa sürede dünya yüzünde birçok yere sıçrayan ?V-Day? isimli bir kadın hareketinin öncüsü durumunda. Yeni yeni oyunlar da yazmış, ama zamanının çoğu, dünyayı gezmek ve kadınların bilinçlendirilmesi üzerine seminerler vermekle geçiyor. Artık onun sahnede olmasına gerek yok, çünkü V-Day?in toplantılarına kendi ayaklarıyla gelen Whoopi Goldberg, Susan Sarandon, Glenn Close, Winona Ryder, Marisa Tomei, Calista Flockhart (Ally MacBeal yani), Cate Blanchet, Kate Winslet, Melanie Griffith gibi anlı şanlı şahsiyetler gerek konuk oyuncu olarak monologları canlandırarak, gerek harekete bağış toplanmasını sağlayarak, gerekse vajina içerikli farklı performanslar sergileyerek desteklerini esirgemiyorlar. Bugün V-Day Fonu dünyanın çeşitli ülkelerinde kadınlara yönelik şiddete karşı savaşan yerel örgütlenmelere mali destek veriyor.
?Vajina Monologları?nın Türkiye hikayesi ise, burada konservetuar eğitimi aldıktan sonra İngiltere, İtalya ve Amerika?da tiyatro eğitimine devam eden, aynı zamanda psikolog Almula Merter?in bu oyunu keşfetmesiyle başlıyor. İki yıl önce Müge Oruçkaptan?a öneriyi götürerek ilk oyuncusunu buluyor bulmasına ama, özellike Devlet Tiyatrosu oyuncuları arasında vajinalar hakkında bir oyunda sahne alacak cesarette oyuncuyla yolları kesişemiyor bir türlü. Türlü vesilelerle tanıştığı Arzu Yanardağ, Güner Özkul ve Berna Öztürk ?tamam? deyince ekip tamamlanmış oluyor.
Kadıköy Kaymakamı meselesi
Vajina ekibi şimdiye dek 35 oyunu geride bıraktı. Kadıköy Kaymakamı?nın, adında ?vajina? geçen bir oyunun Halk Eğitim Merkezi?nde oynanmasına izin vermemesi ise daha çok işlerine yaramış gibi, çünkü Konya gibi daha tutucu bilinen kentlerden bile davetler almaya, yurtdışı turne planları yapmaya başlamışlar. Seyircilerin oyuna artık daha bilerek geldiklerinden, hatta oyun içinde yer alan seyirciye yönelik ?Siz hiç orgazm oldunuz mu? sorusuna yanıt almaya başlamışlar örneğin. Yönetmen Almula Merter?in oyunu sanatsal bulmayanlara yanıtı, zaten bunun eğitici bir okuma tiyatrosu oluşu. Yazar Eve Ensler?in Türkiye temsilcisi olarak yakında yurt sathında kadınlara yönelik seminerlere başlayacağını söylüyor. Türkiyeli kadınların vajina hikâyelerini toplamak ileride düşünebileceği bir proje. Ayşe Arman, Aysel Gürel, Semiha Berksoy oyunda konuk olarak görmekten çok mutlu olacağı isimler. Mine Çayıroğlu, Çiçek Dilligil gibi birtakım oyuncularla görüşmelerini yapmış bile. Yönetmen Merter de kendi eklediği bir monologla yakında sahnede oyuncu olarak yer alacak.
Yakalamışken Almula Merter?e ?Penis Monologları? olsa, erkekler kadınlar kadar rahat anlatırlar mıydı ?oralarını? diye de sorduk. Meğer İngiltere?de böyle bir oyun da sergilenmekteymiş. Mesleği üzerine kafa yoran bir tiyatro oyuncusu iken, ansızın bir kadın hareketi sözcüsü durumuna gelen yönetmen, başına açtığı dertlere yenilerini de eklemek istiyor galiba: ?Penis Monologları?nın da haklarını almayı düşünüyormuş. Sorumuzun yanıtı ise ?Kesinlikle hayır, erkekler beyinleriyle aynı anda cinsel organlarıyla düşündükleri ve kendilerini bu nedenle güçlü gördükleri için, kendisini anlatmayı beceren güçlü insanlar gördüklerinde şaşırıyorlar. Bizim başımıza gelen de bu oldu.?
?Vajina Monologları? sıradan bir tiyatro oyunu olsaydı, oyunculuk ya da reji ile ilgili başka cümleler kurulabilirdi belki..... Ama tam da ?Vajina Monologları?nın sıradan bir oyun olmamasından, hatta oyun da değil, ?gerçek? kadınların ?hakiki? hikayelerini anlatmasından dolayı, oyuncuyu, oynamayı kaldırmıyor sanki. Birinci tekil şahıstan dökülen monologlar o kadar etkileyici ki, klasik oyunculuk temrinleriyle içerilerden bir duygu benzeri arayıp da yapıştırmayı istemiyor. Yoksa, sahnede gördüğümüz kadınların bir kısmının manken olması, başka bir şeyler yüzünden meşhur olması, özetle oyunculuk eğitiminden geçmemeleri değil mesele. Keşke kaymakamın eşi, varsa kızı, kızkardeşi de oyuna konuk olsa. Hepsinin bir vajinası var; sadece okusalar keşke... Başa dönelim: ?Vajinanız konuşsaydı ne derdi?? |
|
|
İnternet Haberleri
|
MERTER AİLESİ İZDİHAMLA KARŞILAŞTI Carrefour Sa Maltepe Park AlıŞveriŞ Merkezi’nde her hafta Salı günleri gerçekleŞen Park Sohbetleri’nin bu haftaki konukları Türk Sineması ve tiyatrosuna yıllarına vermiŞ ustalarından Ferdi Merter, Ferdi Merter’in birbirinden baŞarılı ve çılgın çocukları Almula Merter ve Teymuralp Merter oldu. Sohbet boyunca yoğun ilgiyle karŞılaŞan Merter ailesi, imza sırasında da büyük bir izdihamla karŞı karŞıya kaldılar.
Carrefour Sa Maltepe Park AlıŞveriŞ Merkezi'nde her hafta Salı günleri gerçekleŞen Park Sohbetleri'nin bu haftaki konukları Türk Sineması ve tiyatrosuna yıllarına vermiŞ ustalarından Ferdi Merter, Ferdi Merter'in birbirinden baŞarılı ve çılgın çocukları Almula Merter ve Teymuralp Merter oldu. Sohbet boyunca yoğun ilgiyle karŞılaŞan Merter ailesi, imza sırasında da büyük bir izdihamla karŞı karŞıya kaldılar.
ALMULA MERTER: 105 YaŞına Kadar YaŞayacağım
Park sohbetlerinin bu haftaki konukları olan Ferdi Merter, Almula Merter ve Teymuralp Merter oldu. AlıŞveriŞ merkezi ziyaretçileri ile sıkı bir muhabbete giren Merter ailesi ilginç açıklamaları ile de alıŞveriŞ merkezi ziyaretçilerinden bol bol alkıŞ aldılar.
Kendime söz verdim 105 yaŞına kadar yaŞayacağım iddiasında bulunan Almula Merter, yaŞam sırlarını anlatarak tavsiyelerde bulundu. Öncelikle pozitif düŞünmenin öneminden bahseden Almula Merter, "Eminim ki benim yanımda olan insanlarda 105 yaŞına kadar yaŞayacaklar" dedi.
Bayan seyirciler tarafından dikkatle dinlenen Almula Merter, "Kendinize bakın, bunun için illa ki kozmetik sektörüne baŞvurmanız gerekmiyor, bunu doğal yöntemlerle de sağlayabilirsiniz" dedi. Yaptığı açıklamalarla Türk kadınının sesi olan ünlü oyuncu "Ben doğru bildiğimi söylemeye devam edeceğim, Vajina Monologları'ndan sonra birçok kadın yasası yürürlüğe girdi ama çokta eleŞtirildim. Bundan böyle hiç kimse beni engelleyemez. Siyasete de atılacağım" açıklamasında bulundu. Aynı zamanda baŞarılı bir yazar olan Almula Merter, sohbetin ardından alıŞveriŞ merkezi ziyaretçilerine son çıkardığı İksir isimli kitabını imzaladı.
TEYMURALP MERTER: "Survivor'da Bizi Kadınlar YıktıÂ…"
Merter ailesinin bir diğer üyesi olan Teymuralp Merter ise profesyonel müzik yaŞamının yanı sıra Survivor yarıŞmasında ki baŞarısıyla yıldızı parlamıŞtı. Park sohbetlerine katılan Taymuralp Merter, yarıŞmada yaŞadıklarını hayranlarıyla paylaŞtı.
Adeta soru yağmuruna tutulan Teymuralp Merter, "YarıŞmada çok zor günler yaŞadık, evime döndüğümde bir müddet yemek yiyemedim ve yatağımda yatamadım belki de vücudum bundan kötü etkilendi, kimbilir belki de birkaç yıl sonra hastalık olarak geri dönecek bunlar bize" dedi. YarıŞmada çektikleri sıkıntıların hepsinin üstesinden bir Şekilde geldiklerini anlatan Teymuralp Merter, "Bizi o yarıŞmada kadınlar yıktı, o kadar güçlüydük ki baŞka hiç bir Şey yıkamadı" dedi. YarıŞmada Yunan tarafından kimseyle dostluk kurmadığını belirten ünlü yarıŞmacı, "Ben ülkemdeki insanlardan baŞka hiç kimseyle arkadaŞlık yapmam, zaten baŞka bir ülkede de yaŞayamam, hiç kimsede bizim sıcaklığımız yok" dedi. Kendisine yöneltilen sorulara büyük bir içtenlikle cevap veren baŞarılı müzisyen,
Gerçekten günlerce aç mı kaldınız sorusuna ise "Evet gerçekten çok aç kaldığımız zamanlar oldu ama Türkler her koŞulda geçinmenin yolunu bulur diyerek, bazen baŞarılarımızdan dolayı bizi geziye falan götürürlerdi oralarda bir tane de olsa bisküvi gibi bir Şeyler cebe attığımız oldu. Adaya döndüğümüzde o bisküviyi bile arkadaŞlarımızla paylaŞırdık." diyerek çektikleri sıkıntıları dile getirdi.
FERDİ MERTER: "Emeklerimin KarŞılığını Çocuklarımdan Aldım"
Yıllardır Türk tiyatrosu ve sinemasına emek veren ve Acı Hayat dizisinde canlandırdığı Sefa Kervancıoğlu karakteri ile yediden yetmiŞe herkesin sevgisini kazanan Ferdi Merter, sinemaya ve tiyatroya verdiği emeklerin karŞılığını çocuklarından aldığını belirtti ve onlarla gurur duyduğunu söyledi.
Dizideki rolünde Şu sıralar hasta olan Sefa Kervancıoğlu'nun yaŞayıp yaŞamayacağı hakkında bir Şey bilmediğini söyleyen Ferdi Merter, alıŞveriŞ merkezi ziyaretçilerine "Eğer Sefa Kervancıoğlu'nun yaŞamasını istiyorsanız, fikirlerinizi yapımcılara bildirin" çağrısında bulundu. |
|
|
İnternet Haberleri
|
Türkiyea€™nin İslam dünyasından ...
İşte cesur Türk kadınına iki örnek: CHP milletvekili Gürel , partisinin tepkisini göze alarak AB konusunuda, cesur bir makale yayınladı. ABD `deki bir ajansın Türkiye `ye karşı duyduğu önyargıyı kırmak isteyen Almula Merter , `Vajina Monologları ` isimli tiyatro oyununu Türkiye `ye getirdi. Kemal Dervişa €™in Türkiyea €™de çok uzun süre kalamamasının nedenlerinden en önemlisi bence a€œAlaturkaa€? olmayı öğrenememesi oldu. Ecevita€™in DSPa€™sinden ayrılanlarla bir arada gözüküp, seçim öncesi CHPa €™ye geçmesi tabii ki, açıklanması zor bir zikzaktı. Ancak uzun yıllar Amerikaa€™da kalmış, o kültürle gelişmiş biri olarak, aklındakileri açıkça söylemesi, tercihlerini açıkça sergilemesi yüzünden, onlarca asır Bizans kültürü almış kurt politikacılar arasında tu kaka ilan edildi. Türban konusundaki çıkışları da, CHP içinde düşman kazanmasına neden oldu. Sonunda, neyse ki, değerini bilenler onu hatırladı da, dünyaya yararlı olabileceği bir göreve gitti.
Bakanlıktan indikten sonra, CHP milletvekili olduğu dönemlerde bir grup gazeteci arkadaş, Dervişa €™le akşam yemeği yemiştik. Aslında amacımız, Dervişa €™i daha yakından tanımaktı.
Yemeğe geldi, ilk iş olarak kendisini davet eden arkadaşımıza, a€œAcaba bir arabayla gece beni evime gönderebilir misiniz?a€? dedi.
Tabii bu başlangıç, zaten bazıları kendisine karşı önyargılar besleyen yemek grubunda, olumsuz bir hava estirdi. O akşamdan kalan yegane konuşma da o oldu ve ertesi günden sonra, önyargıların yerini şu kesin yargı aldı:
- Bırak ya, bir taksi ile eve gitmekten aciz biri Türkiyea €™yi mi kurtaracak?
Tabii bu yargı, ülkeyi kurtarma iddiasındaki biri için gerçekten öldürücüydü. Buna bir de, arkadaşlarını yarıda bırakmış insan imajını ekleyin. Hakkında böyle yargılara varılmış insanın, Türkiyea €™yi kurtarmak hevesini bir an önce bırakıp, dünyayı kurtarmaya gitmesi daha akılcıydı, o da böyle yaptı.
Kemal Derviş , kendisi CHPa €™yi, TBMMa €™yi, politikayı ve Türkiyea €™yi bırakıp gitti ama, Meclisa €™e soktuğu genç milletvekili Zeynep Damla Gürel hala görev başında. Ve hafta içinde, Radikala €™de yazdığı, sonra da Hürriyeta €™e manşet olan AB ile ilgili makalesi, bence çok umut verici.
Düşünün ki, Türkiyea €™ye hedef olarak a€œÇağdaş Uygarlıka€? düzeyini gösteren Atatürka €™ün kurduğu parti bugünkü yönetimiyle maalesef AB karşıtı bir imaj yaratmış durumda. Parti liderinin şerrinden korkuyor olacaklar ki, partinin 150a€™yi aşkın milletvekilinden de ses çıkmıyor.
Neyse ki, Zeynep Damla Gürel , genç bir politikacı olmasına rağmen, genel başkan korkusuna rağmen, bir daha seçilmeme olasılığına rağmen, sesini yükseltmekten kaçınmıyor.
Ve bu genç kadını, TBMMa €™ye Kemal Dervişa €™in getirmesi gerçeği de bence, Dervişa €™in Türkiye için kaçan bir fırsat olduğunu gösteriyor.
150 erkek milletvekili olan CHP içinde, bu cesareti bir kadın milletvekilinin göstermesi de çok çarpıcı bir başka gerçek. Bu neyin göstergesi, pek emin değilim. Yani erkekler mi çok ürkek yoksa kadınlar mı çok cesaretli?
Belki ilgisiz ama size bir başka kadın örneği daha vereceğim.
Birkaç yıl önce hatırlayacaksınız, tiyatrolarda a€œVajina Monologlarıa€? diye bir oyun sergilendi. Oyun, taşrada bir çok ilde, sadece adı nedeniyle yasaklandı ya da yasaklanmak istendi.
Bu oyunu Türkiyea €™ye getiren Almula Merter , bunun öyküsünü a€œKadınlara Özel, Erkekler Zaten Anlamaza€? kitabında şöyle anlatmış:
a€œOyunu Amerikaa€™da seyrettim. Oyunun haklarını alıp, Türkiyea €™ye çevirisini göndermek istedim. Bilgisayar başına oturup, ajansı bulmak kolay oldu. Ertesi gün ajansa gittim. Ajans bana Türkiyea €™de bu oyunu yapmakta ne kadar kararlı olduğumu sordu ve bir zamanlar yakılan Å?an Tiyatrosua€™nu örnek verdi. Türkiyea €™nin böyle tanınıyor olması kanıma dokundu ve kararlı olduğumu söyledim. Sonra da haklarını aldım ve çeviriye başladık. Sonra da yönetmen ve sponsor aramaya başladım. Aman tanrım sanki insanları cinayet işlemeye çağırıyorum.a€?
Amerikaa€™da sıradan bir ajansın önyargısına bakın: a€œTürkiyea €™den, bir oyun istiyorlarsa, bunun adı vajina filan olamaz, çünkü orada oyunu beğenmediler diye tiyatro yakıp, insan öldürüyorlar.a€?
Ve bir kadının cesaretine bakın ki, hem bu önyargıyı kırıyor, hem Türkiyea €™de bile korkulan bir projeyi gerçekleştiriyor.
Türkiyea €™nin, dünyanın öteki Müslüman ülkelerinden en büyük farkı kadın potansiyeli. Ve bu potansiyel, böyle kritik olaylarda ortaya çıkıyor.
150 erkek, sessiz kalmayı tercih ederken, bir kadın çıkıp, isyanını haykırıyor, pek çok erkek, aklına bile getirmezken bir kadın, a€œVajina Monologlarıa€?nı Türkiyea €™ye de getiriyor, Anadolua €™ya da götürüyor.
Üstelik taa baştan, a€œSizin tiyatroyu da yakmasınlara€? uyarısına rağmen.
Bence Türkiyea €™nin 50a€™yi aşkın İslam ülkesinden en büyük farkı, laikliğin yanı sıra kadınları.
Kadınlar cesur olduğu sürece, Türkiye mutlaka ileri gidecektir, ne tutucu politikacılar, ne de kundakçılar bunu önleyebilir.
2005-11-30 08:36:48 Referans |
|
|
İnternet Haberleri
|
Dişi Cem Yılmaz olacağım
Yönetmeni olduğu `Vajina Monologları ` adlı tiyatro oyunuyla bir anda şöhret basamaklarını tırmanan Almula Merter , Şubat ayında başlayacak televizyon programı ve yeni sahnelediği stand -up gösterisiyle ilgili starbox Magazin`e özel açıklamalarda bulundu. Öncelikle ekranlara taşıyacağınız televizyon programından bahsedelim isterseniz... İçinde hayata dair her şeyin konuşulacağı ve benim hazırlayıp sunacağım bir program. Canlı olarak yayınlanacak bu programda stüdyodaki konuklarımla birlikte konu sınırlaması olmaksızın her türlü konu konuşulacak. Kafamda bu programı ilk tasarladığımda aklıbaşında bir format çizmiştim. Fakat yakın çevreme program hakkında bilgi verdiğimde beni tanıyan herkes bu formata karşı çıktı. Toplumda uçuk kaçık bir kadın olduğum gibi bir imaj oluştu ve bu üstüme resmen yapıştı. Birkaç kanalla görüşmelerimiz devam ettiği için henüz hangi kanalda yayınlanacağı belli değil ama sürprizlerle dolu bir program olacak. Şubat ayının sonlarına doğru ekranda olacağız. Oyunlarınız, kitaplarınız ve söylemlerinizden dolayı Türk toplumu sizi çılgın bir kadın olarak tanıyor. Gerçekten çılgın mısınız? Çılgın olmak gibi bir çabam yok. Sadece içimden geldiği gibi davranıyorum. Çılgın desinler diye özellikle yaptığım bir şey yok. Biraz da oyununuzdan bahsedelim isterseniz... Adı `İçimden Geldiği Gibi `. Bir stand-up gösterisi. Şimdiye kadar Muammer Karaca Tiyatrosu ve Profilo Kültür Merkezi `nde iki oyun sergiledim ve hiç ummadığım kadar yoğun bir ilgiyle karşılaştım. Oyunun içinde bolca argo ve küfür var ve seyirciyle bire bir diyaloğa giriyorum. Bu oyunla Türk seyircisinin argo ve küfürü çok sevdiğini keşfettim. Önceleri bir kadın olduğum için argo ve küfür konusunda yadırganacağımı düşünmüştüm fakat sandığım gibi olmadı. İlk kadın stand -up oyuncusu olarak stand-up konusundaki erkek tekelini yıkacağım . 7 Şubat tarihinde Profilo Kültür Merkezi `nde oyunumun galasını yapacağım. Benim için bu piyasada stand -up yapan sadece Cem Yılmaz var. Diğerlerini kaale almıyorum. Bence Cem Yılmaz tek ve 1 numara. Sahnede küfür etmesi bile Cem `e çok yakışıyor. Ben de Türkiye `nin dişi Cem Yılmaz `ı olacağım. Okan Bayülgen `Kadınlar şov programı yapamıyor` demişti. Buna tepkiniz ne olacak? İşte Okan `a canlı bir örnek. Okan Bayülgen beni görünce söylediklerinden utanacak. MUSTAFA YILDIZ 08.01.2006
2006-01-08 05:46:06 Star |
|
|
İnternet Haberleri
|
Mutluluk için kadın da aldatmalı!
`Vajina Monologları` oyunuyla uzun süre gündemde kalan Almula Merter, muhabirimiz Elif Aktuğ ile görüştü... Son derece önyargılıydım Almula Merter ile buluşmaya giderken. `Deli` kadınları ...
`Vajina Monologları ` oyunuyla uzun süre gündemde kalan Almula Merter , muhabirimiz Elif Aktuğ ile görüştü ...
Son derece önyargılıydım Almula Merter ile buluşmaya giderken. `Deli` kadınları severim, ama tanımadığım halde onun soğuk ve ukala biri olduğunu düşünüyordum. Oysa neşeli, keyifli, hoşsohbet ve sıcacık bir kadın. `Vajina Monologları ` adlı oyunu yönetip Türkiye `nin altını üstüne getirdiği yetmiyormuş gibi bir de kitap yazdı: `Kadınlara Özel-Erkekler Zaten Anlamaz.` Yazdıkları bakalım bu kez kime dokunacak; erkekler anlamadıkları bu kitabı alıp okuyacak, kadınlar kendilerini seven bu yazarı keşfedecekler mi? House Cafe `de buluştuk, kimi zaman gülmekten kırılarak sohbet ettik.
Nereden çıktı kitap fikri? (Ortalık karışacak, kitap çok edepsiz!)
Vajina Monologları `ndan sonra, mailler gelmeye başlamıştı. Güzin Abla gibi onlara cevap yazmaya başladım. Oyunu uzun zaman oynadım, daha da oynanabilirdi ama şartlar bitirmemi gerektirdi. Cosmo `daki yazılardan sonra çok fazla tepki aldım; özellikle erkekler, yazdığım her yazıdan sonra `kadınlarımıza neden böyle sapıkça şeyler aşılamaya çalışıyorsun` diyorlardı.
Sapıkça şeyler mi yazıyordun? Hayır; onlar öyle algıladılar. `Çapkınlığı çok seviyorum, hayatımda aldatmadığım adam olmadı` dedim, acayip tepkiler verildi. Öte yandan genç kızlardan sorular gelmeye başladı, ben de onlara fikir verdim. Hamile bir kız vardı, adam kabul etmiyordu çocuğu; ben de `doğur ve adama da tekmeyi at` dedim. Bunları yazarken eğleniyordum. Çevremdekiler de beğeniyordu. Yazılarımı biraraya getirdim; Nokta Yayınevi kitabın adını görür görmez basmayı kabul etti. HEDEFİME ULAŞTIM Cosmo `daki yazılar neden bitti?
Yazılarımı gönderdiğim şekliyle basamayacaklarını söylediler. `Yeni yayın yasası ile avukatlar tereddüde düşüyor, biraz usturuplu yazar mısın` dediler. Benim tarzım bu, hayatımda hiçbir şeyi kapalı yaşamadım. Röportaj yaptım bir süre, keyifli ama yazı kadar değil. Vajina Monologları ile ne anlatmak istedin ki, insanlar sana yazmaya başladılar?
Erkekler bizi anlamıyor diye şikayet ederiz, belki de biz kendimizi yeterince anlatamıyoruz. Oyunda anlatmak istediğim, tabulardan kurtulmamız gerektiğiydi.
Anlattın, ama bu oyunun ilk oynandığı Müslüman ülke de burası! Ama bizde çok abartıldı. Aslında ilk başladığında Teksas `ta da tepkiler almış. Ben de tepkiler aldım iyi kötü; bir taksici bana `vajinacı abla` dedi. Ben hedefime ulaştığıma inanıyorum. Tabular daha açık hale geldi ve konuşulmaya başlandı, bazı tabuları yıkmak için ilk adımı attığıma inanıyorum. Annen ve babandan çekinmedin mi? (Ben çekinirim mesela, açık saçık şeyler yazamam.)
Onlardan değil de eş dosttan sıkılırım. Annemler kitabı daha görmediler. Kitabı onlara ithaf ettim. 40 yaşındayım, bu yaştan sonra dilimi kontrol etmeyi öğrenemem.
Hep sivri laflar mı edeceksin?
`Ben seks tanrıçasıyım` dedim mesela. Bir arkadaşım `Aa, sen kendini tanrıça mı sanıyorsun` diye sordu. Ne alakası var? Her kadın kendini öyle görmeli. Güne başlarken şükrederim ve ne kadar güzelim derim. Kendinizi çok sevin diyorum herkese.
Kadınları seviyorum diyorsun ama kadınlar birbirini sevmez ki (Hadi bakalım cevap ver)!
İnsanlar kendileriyle barışık olmadıklarında başkalarını sevemezler. Ben uzun ve sağlıklı bir ömür istiyorum; 105`te falan yaşlanmaya başlayacağım. Çok gezdin, ne arıyorsun?
Hiç kendimi bir yere ait hissetmedim. Eşyalara bağlanmadım. Gider bir gecede başka ülkeye yerleşirim korkmadan. Dubai `ye gittim mesela. Hala görmediğim yerler ve yapmadığım şeyler var. Hepsini yapmak istiyorum. Belki bu yüzden evlenmedim ve çocuk yapmadım. Bir kere nişanlandım. Bana göre değil. Evlensem de ayrı evlerde olmamız gerekir. Doğurmam gerekse, en yakın arkadaşımdan yaparım veya evlat edinirim.
Gençlikte gelinlik, annelik hayalin olmadı mı (herkesin vardır)?
Olmadı. Çocukları severim ama vıcık vıcık değil. Kaçıp gidecek misin yine?
İran `a ve Güney Afrika `ya gitmek istiyorum. Yedi ülkede yaşadım. Her yere ayak uydururum ve kendimi yabancı hissetmem. Hayatı çok ciddiye almam.
MAAŞIMI GURURLA ALIYORUM
Çapkınsın bir de, kitaba yazmışsın (Ne güzel, çapkın bir kadın olmak ve bunu söyleyecek cesareti olmak).
Barda bir adam gördüm bir keresinde, gözleri çok güzeldi, gittim kartımı verdim ve beni ara dedim. Ertesi gün çiçek yolladım. Çok iyi arkadaş olduk.
Niye şımartıyorsun adamları, zaten şımarıklar (Hayret ya, adamları iyice tepemize çıkartacak)!
Sadece şımartmam canım. İçimden geldiği gibi davranırım ben. Geçen gün birine sinirden elimi duvara vurdum.
Öte yandan da Devlet Tiyatrosu sanatçısısın, neden seni hedef gösterdiler?
Evet, benim adım da geçiyor bankamatik oyunculardan biri olarak. Gururla gidip maaşımı alıyorum.
Hiç oyun reddettin mi?
Asla. Bunca yıl eğitim aldım yurtiçinde de, dışında da. Ben reji yapmak istedim, tecrübeniz yok dediler. Benim kıymetimi bilsinler. Dizi falan da yapmıyorum. Önceki oyundan dünya kadar borcum ve zararım var, poposunu büyütenler düşünsün.
Kitaba dönecek olursak, kadınlar nasıl iyi hissedecek?
Aktif bir cinsellikle. Mastürbasyonu anlatıyorum kadınlara; her kadının vibratörü olmalı, seks yapmalı, böylece mutlu olurlar. Sadakat mutluluk için gerekli değil mi?
Hayır, aldatmayı erkekler yapıyor, kadınlar da yapmalı. KÜFÜRLÜ STAND -UP
Provadan geliyorum dedin , yeni oyun hakkında bilgi verir misin (Bakalım neler çeviriyorsun Almula Hanım)?
`Arızalıyım, Bu Böyle Biline` adlı bir stand -up hazırlıyorum. Farklı bir iş yapmak istedim. Başıma hep komik şeyler geliyor, bunları birleştirdim. Bütün stand-up `çıları izledim, askerlik anıları ve küfürlerle dolu. Ben de komik olaylar yaşadım ve akıllı kadınım, oyuncuyum. Hem de rahat küfrederim. Her şeyi yaptım; bir tek oryantal olmak vardı aklımda çocukken. Meslek edinemedim. Bu gösteride dans da edeceğim sahnede. Siyahlar giymeyeceğim. Kadınsı kostümler olacak.
Yine tepki alacak mısın?
Küfretmeme tepki verebilirler. Annem bana yakışmayacağını söyledi ama ağzımdan çıkıyor zaten her an.
Elif Aktuğ
2005-11-30 08:36:37 Akşam |
|
|
İnternet Haberleri
|
Televizyonun namusu kurtuldu mu?
ABD `de oje süren erkeklerin dertlerini anlattıkları Dr. Phil , aile yapısını bozuyor diye suçlanmıyor. Bizim `eyvah, bozulacağız` korkumuz nedir o halde?
Almula Merter geçen perşembe Radyo Pink `teki programıma geldi ve üç saat boyunca bana eşlik etti (bu arada Türkiye `nin ilk ve tek kadın radyosu Radyo Pink `te iki flaş isim program yapmaya başladı, Haydar Dümen ve Rezzan Kiraz , bilginize). Almula ile durmadan tartıştığımız ve hemen her konuda farklı düşündüğümüz programa telefonla bağlanan dinleyiciler, bizim çok sıkı bir ikili olduğumuzu söylediler. Sağolsunlar
Türk televizyon seyircisini kurtarma harekatının başladığı şu günlerde, `Ahu -Meriç ` vs gibi bir ikili şeklide ortaya çıkmak çok saçma olur herhalde, gerçi bence halkın bize katiyetle ihtiyacı var, düşünsenize `Elif -Almula ` birlikteliğini (`beraberliğini` şeklide yazmak daha doğru Ahmet Çavuşoğlu `nu kızdırmak istemiyorum yanlış Türkçe kullanarak, hayatımda beni eleştiren yeterli sayıda erkek var zaten)!..
Ahlaksız Teklif versiyonu Binbir Gece favori konumuzdu. Çoluk çocuğun ağzına düşen `gel de sana 300 bin dolar vereyim` mevzusu Almula `yı o kadar çok sinirlendirmişti ki, reklam aralarında bile susmadı, konuşmaya devam etti.
Ben bir dönem acımasızca eleştirilen aksiyon dizilerinden daha çok, insanları ajite eden, duygularıyla ve zekasıyla dalga geçen senaryolardan korkuyorum.
RTüK kanunlarını, Hamurrabi kanunlarını ve Murphy kanunlarını birbirinden ayıran bir şeyler olmalı. Varsa da bana bunların ne olduğu bir güzel anlatılmalı.
Sonra bir başka konu da, sabah programlarının sözde değişiklikle tertemiz bir görüntüye sahip olmalarıydı. Almula çok mutluydu bu temizlikten ötürü, Ahu , Meriç , Semra , Semra `s ex hubby, Caner falan duymak istemiyordu.
Bense aynı fikirde değildim çünkü Ahu -Meriç beni çok eğlendiriyordu, daha önce de yazmıştım. Televizyonlardaki problemin sadece bazı karakterleri yok ederek çözülemeyeceğini söyledim Almula `ya, çok hiddetlendi bana.
`O zaman bayançokbilmiş seni rütüke alalım` dedi, korkarım bu konuda bir kampanya bile başlatabilir.
O bayıldıkları abede `de, Dr. Phil adlı porgramı ve bizzat Dr.Phil `i hatırlattım. Farklı sorunları olan konukları ağırlıyor ve yıllardır ratingi düşmüyor. Hatırlıyorum da, bir erkek kırmızı oje sürmeye bayıldığını ve yazın şıpıdık terlik giydiğinde tuhaf bakışlardan rahatsız oluğunu ve insanların onu bu haliyle kabul etmelerini istediğini anşatıyordu. Kimse de çıkıp `amanın aile yapımız çökecek, çocuklara kötü örnek olacak` diye celallenmiyordu orada.
Sonradan kurdukları aile yapılarına bizde olduğundan daha çok güveniyorlar açıkçası. Çok daha tutucular, muhafazakarlar üstelik.
`Ben rütüke girebilirim eğer alırlarsa ama sen de git kendi memleketin abede`yi kurtar` dedim, seviyeli bir şekilde.
Program sonrası Cahide `ye gittik ve inanın orada da tartışmaya devam ettik.
11.12.2006
0000-00-00 00:00:00 Akşam |
|
|
İnternet Haberleri
|
Edepsizlik ediyorlar!
Türk tiyatrosunun ünlü ismi Ali Poyrazoğlu, Siyaset Meydanı programında kendisine çeşitli suçlamalarda bulunan Mahir Günşiray, Almula Merter ve Ferdi Merter`i yalancılıkla suçladı, oyunlarına seyirci gelmediği için serzenişte bulunan Yıldız Kenter için de `Boşuna ağlamasın hata kendinde` dedi.
* Tiyatrocular, oyunlara ilgi göstermiyorlar diye Türk halkına sitem ediyorlar. Sizce haklılar mı? Bence edepsizlik ediyorlar. İyi oyun asla boş seyirciye oynamaz. Bizim oyunlarımız neden hep dolu gidiyor? Neden Haluk Bilginer `Oyunlarım izlenmiyor` diye şikayet etmiyor. İşini iyi yapamayanlar suçu seyirciye yüklüyor. Kriz seyirciden değil, kendilerinden kaynaklanıyor. Yıldız Kenter `Oyunlarıma seyirci gelmiyor` diye ağlıyor. Neden gelmiyor acaba? Demek ki seyircinin bir bildiği var ki onun oyununu kimse izlemiyor.
* Siyaset Meydanı `nda tiyatrocular sizi çeşitli konularla suçladı. Bu konuda ne söyleyeceksiniz? Programa katılan oyuncular orada bir `Yalan Rüzgarı ` oluşturdu. Hem Ali Kırca `yı hem de halkı yanılttılar. Bir sürü yalan söylediler. Devlet Tiyatrosu `nda çalışıp dışarıda tiyatro kuran insanlar var. Devletten bir ay tek, bir ay çift maaş alıyorlar. Onların bir yılda aldıkları maaş tutarı, en büyük tiyatrolara verilen devlet yardımı kadar. Bunu seyirciden saklıyorlar. Utanmadan haksızlık yapıldı diyorlar. Bana ve devlet yardımı kurulu üyelerine `çete` diyorlar. Ali Kırca da bana cevap hakkı tanımadı. Çete diye yargıladıkları Kültür Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı , Güzel Sanatlar Genel Müdürü , Devlet Tiyatrosu Genel Müdürü , oyun yazarı Refik Erduran ve oyun yazarı Dinçer Sümer . Bu insanların benim çetem olduğu iddia edildi. *Sizi ve saydığınız isimleri neyle suçladılar? Bakanlığın tiyatrolara benim telkinimle yardım yaptığını iddia ettiler. Bakanlık her yıl bir tiyatro sanatçısını çağırıyor ve bu yardımı 22 yıldır veriyor. Benden önce Yıldız Kenter , Zeki Alasya , Hadi Çaman , Ahmet Gülhan , Göksel Ortay gibi isimler çağırıldı. Bu yıl da beni çağırdılar. Aldıkları parayı beğenmeyenler, projesi yardıma değer görülmeyenler yardım almadı. Bu yüzden de bana kızdılar. Herkes yardım alacak diye bir şey yok. 200 oyundan sadece 34`üne yardım edildi. Ayrıca benim tiyatromun aldığı destek kadar, ülkemizin önde gelen başka tiyatrolarına da destek verildi. Kenterler `e, Ferhan Şensoy , Ankara Devlet Tiyatrosu `na, Oyun Atölyesi gibi önde gelen tiyatrolar da benim tiyatrom kadar yardım aldı.
* Sizi suçlayanlar kimler? En başta Mahir Günşıray , Almula Merter ve Almula `nın babası Ferdi Merter . Tiyatrocuların cilası bozulmasın diye sesimi çıkarmadım bu zamana kadar. Ankara `da Hadi Poyrazoğlu adlı bir kukla tiyatrosu var. Ben bunun sahibi olan adamı ne tanırım ne bilirim. Bu tiyatro kukla sanatını yaşatıyor diye destek verildi. Bunlar da `Benim başka bir isimle devletten yardım aldığımı söylüyorlar`. Buna kargalar güler. Bile bile yalan söylüyorlar. Zafer AKBAŞ / MAGAZİN
2005-02-10 22:00:00 Sabah |
|
|
İnternet Haberleri
|
Kültür seviyesi düşük
SiVRi DiLLi TiYATROCU ALMULA MERTER BAŞTA EBRU GÜNDEŞ OLMAK ÜZERE ŞARKICI OYUNCULARI TOPA TUTTU Yönetmeni olduğu `Vajina Monologları ` isimli tiyatro oyunuyla bir anda gündeme oturan Almula Merter , magazin dünyasının ünlü isimlerini deyim yerindeyse topa tuttu. Mart ayında başlayacak `İçimden Geldiği Gibi ` adını taşıyan televizyon programıyla ekranda gövde gösterisine hazırlanan Merter , başta Ebru Gündeş olmak üzere şarkıcılığının yanı sıra oyunculuk yapan ünlü isimlere verdi veriştirdi. Ebru Gündeş ile yıllar önce Gold film adına çekilen `Deli Divane ` adlı dizi filmde birlikte oynadıklarını söyleyen Almula Merter , `Kendisi 100 kelime kapasitesine sahip ve Türkçe `sindeki 100 kelimeden 70 tanesi argo. Bu diziden sonra çalışmalarımı bırakıp Amerika `ya gitmiştim. Oyunculuğu çok kötü. Köklü bir eğitim alması şart. Kültür seviyesi biraz düşük ve kendini hiç yetiştirmemiş biri. Sesine gelince bazı kesimler için güzel bulunabilir ama bana hitabeden bir ses rengi yok. Buz gibi bir erkek sesi var Ebru `da` dedi. HÜLYA MiYADINI DOLDURDU `Artık millet Hülya `yı görmekten sıkıldı. Yıllardır nereye baksak onu görür hale geldik. Dizi filmi de eskisi kadar reyting almamaya başladı. Artık sadece adı kaldı. Çok önce yaşaması gereken düşüşü şimdi yaşamaya başladı. Şimdiye kadar polemiklerle gündemde kaldı. Yurt dışında olsaydı sadece figüranlık yapardı. Miyadını doldurdu.` YANAK ŞiŞiRMEYi BAŞARIYOR `Gülben Ergen `in hareketleri yapmacık ve çok abartılı. Sesiyle övünüyor ama artık kargaların bile son teknoloji sayesinde sesi güzel çıkabiliyor. Bir tek yanak şişirmeyi çok iyi başarıyor. Oyunculuk adına hiçbir şeyi yok. Yeni dizisinde de oldukça başarısız. Ama Necati Şaşmaz baston yutmuş gibi oynuyor ya o da oynayabilir .` YOL YAKINKEN DÖNDÜ `Yol yakınken oyunculuktan dönen Seda Sayan oldukça isabetli bir karar verdi. Yaptığı şov programında oldukça başarılı ve belli bir kesimin nabzını tutmayı iyi beceriyor, halkın dilinden iyi anlıyor. Çok seveni var.` GÖZ SÜZMEYi iYi BiLiYOR `Sibel Can içlerinde şarkıcılık açısından en başarılı isim. Sesini iyi kullanmayı öğrendi ve o yöne doğru atılım yaptı. Yerinde bir karar. Oyunculuğu ise kötü. Bu konuda kabiliyetsiz. Oyunculuğu göz süzmek ve kafasını sağa sola çevirmek olarak algılıyor. Hatası burada.` MUSTAFA YILDIZ 08.02.2006
2006-02-08 04:46:03 Star |
|
|
İnternet Haberleri
|
Bir erkek bir mekana kaç kez gelir?
Almula `nın kitabı `İksir `i kutlamak için gittiğimiz lokantaya gelen bir adam bizi hayretlere düşürdü. Bir erkek aynı yere farklı kadınlarla neden gelir acaba?
Aklımda bir ton yazı konusu var, genellikle de öyle oluyor; seçmekte zorlanıyorum… Pazartesi gecesi atv `de seyrettiğim `Kraliçe `nin Askerleri` adlı film mesela. Gece yarısından sonra başlayan film çok ama çok ilginçti, filmin yarıdan çoğu Almancaydı ama sadece İngilizce bölümünü çevirip seslendirme yapmışlar, geri kalanı ise orijinal vermeyi tercih etmişlerdi. Çok enteresan geldi bana ve saat üç buçuğa kadar sabredip bu abukluğa bir anlam vermeye çalıştım, veremedim. Film berbat kötüydü Allah `tan da anladım konuyu; yoksa inattan dolayı seyrettiğim ve anlamadığım bir film daha olacaktı. Neden alt yazı koymak gereği hissetmemişlerdi bilen varsa bir zahmet anlatsın bana.
Yine pazartesi gecesi yemeğe gittiğimiz bir restoranda Almula ile başımıza gelenler de hayli ilginçti. Karaköy `deki balık lokantasının beşinci katına çıktık, o güzelim yapıların arasında arsız arsız sırıtan çirkin iskeleyi değil de Topkapı Sarayı `nı seyredelim diye. Bir tek masa doluydu üst katta; bir erkek ve iki kadın oturuyorlardı. Biz de yanlarına oturduk; söylemeden edemeyeceğim çok farklı insanlardı. Yani değişik, yani kendi çevremizde pek görmediğimiz tipte insanlardı ve biraz da kulak kabarttık onlara. Neyse az sonra kalkıp gittiler, arkalarından da baktık; kadınların kıyafetleri `kostüm` gibiydi. Saçları, makyajları da sanki bilerek çok kötü yapılmıştı, demode yani.
Biz yemeğe devam ettik, ben, Almula ve magazin haberlerinin üstadı Nurcan …
Bir süre o katta tek biz vardık. Derken, içeri bir erkek ve bir kadın girdi. Almula ve ben gelenlere baktık gayri ihtiyari . Sonra birbirimize baktık ve sonra adama baktık! Almula sesini kısmaya gerek duymadan `aaa bu deminki adam değil mi` dedi, ben ağzını tıkadım elimle ve gülmeye başladık. Genç garson yeniden gelen `eski` müşteriyi arka masamıza oturttu. Hemen yanımıza gelerek Almula `ya `aman abla sus, bir şey söyleme, rica ederim` dedi. Olan bitenin farkında olmayan Nurcan `a neden güldüğümüzü anlattık, o da şaşırdı.
Yine kulak kabarttık, kadın adama `yoksa sen buraya daha önce geldin mi, neden parmağındaki yüzüğü çıkartmıyorsun, ben başkalarına benzemem peşin çalışırım` gibi akla hayala gelmeyecek laflar etti. Gözlerimizden yaş geliyordu gülmekten ve nefis mezeler eşliğinde geceyi bitirdik. Gerçi bundan bir süre önce Almula ile gittiğimiz bir başka restoranda, yan masamızda oturan bir erkek ve kadın, hesabı ödeyip gittikten sonra, adam geri dönmüş ve bizi kahve içmeye davet etmişti. Almula `nın bir erkeği azarlayıp, yerin dibine sokması beş saniye sürdüğü için olay kahve içmeden nihayetlenmişti elbette.
Yazmak istediğim konulardan biri Almula Merter `in son kitabı `İksir `le ilgili… Kitabı okumaya başladım ama bitmedi, zaten bitse de elinizin altından kaybolsun istemeyeceğiniz bir başucu ve başvuru kitabı derlemiş Almula . Yakında da bir kokteyl düzenleyecek, mekana karar vermeye çalışıyor ben de yardım ediyorum ona. Kitabı şöyle imzalamış bana; `senin buradaki tavsiyelere ihtiyacın olmayacak, sen 105`e kadar yaşamanın yolunu bulacaksın`…
11.01.2007
2007-01-11 04:35:03 Akşam |
|
|